Ana Sayfa ÖNEMLİ BİLGİLER Balıkçılık Hakkında Avlanması Tamamen Yasak Olan Türler – 2022

Avlanması Tamamen Yasak Olan Türler – 2022

Türkiye’de boy ve limit sınırı olmaksızın avlanması kesinlikle yasak olan türleri ele alacağız.

Türkiye’de her geçen süre zarfında birçok tür yok oldu ve birçoğu da yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

Yapılan araştırmalar sonucunda kimi türlerin avlanılmasına limitler getirilmiş, kimi türlerin ise avlanması tamamen yasaklanmış durumda.

Peki Türkiye’de hangi türlerin avlanılması kesinlikle yasak?

Deniz Alası [Salmo trutta labrax]

Karadeniz alası ya da som balığı (Salmo trutta labrax), Salmonidae familyasından Doğu Karadeniz bölümünde görülen bir alabalık alt türü.

Göçmen bir balıktır. Genellikle erken ilkbaharda yumurta bırakır. Bu işlem iklim durumuna göre sonbahar ve kışında olabilir. 4-5 yaşında denizden akarsulara girer ve kaynaklara yakın yerlerdeki kumsal çakıllı kısımlara yumurta bırakırlar.

Vücudu siyah lekelerle bezenmiş, kuyruk çok az çatallanmış düze yakındır. Uzunluğu 110 cm ve ağırlığı 24–25 kg’a kadar çıkar. Maksimum ömrü 10-13 yıl olup yaşamı boyunca birkaç kez yumurtlama göçü yapar. Her seferinde 10.000 civarında yumurta bırakır.


Büyük camgöz (Kum) köpek balığı [Carcharhinus plumbeus]

Kum köpekbalığı, takma ismine sadık kalarak, genellikle koylar, haliçler, limanlar veya nehir ağızları gibi sığ kıyı sularında çamurlu veya kumlu diplerde bulunur.

Ancak, aynı zamanda daha derin sularda (200 m veya daha derin sularda) yüzebilir.

Kum köpekbalıkları, dünya çapında tropikal ve ılıman sularda bulunur.

Dişilerin hem iki yılda bir hem de üç yılda bir üreme döngüleri sergiledikleri, yaz başında yumurtladıkları ve doğumdan önce 1 yıl boyunca taşıdıkları ortalama sekiz yavru doğurdukları bulunmuştur.

Kum köpekbalığının ömrü tipik olarak 35-41 yıldır.

Büyük boyutlarına ve boğa köpekbalıkları gibi diğer tehlikeli köpekbalıklarına benzer görünümlerine rağmen çok azı, insanlara saldırmıştır.

Bu nedenle insanlar için tehlikeli olmadığı kabul edilir. Sonuç olarak, yüzmek için en güvenli köpekbalıklarından biri olarak kabul edilirler ve akvaryumlar için popüler köpekbalıklarıdır.

Güneşlenen köpek balığı [Cetorhinus maximus]

Büyük camgöz (Cetorhinus maximus), dünyanın en büyük balığı olan balina köpek balığından sonra gelen, dünyanın en büyük 2. balığıdır. 10 metre uzunluğa ve 3 ton ağırlığa ulaşabilir.

12 ya da 15 metre uzunlukta olanların da görüldüğü anlatılmıştır ama bunlar bugüne kadar kanıtlanamamıştır. 3 metreden daha küçüklerini bulmak çok zordur ve bugüne kadar görülen en küçüğü 1,7 m’dir. Akvaryum ortamında 23 cm’ye düşebilir.

Büyük Camgöz de aynı Balina köpek balığı gibi sadece deniz suyundan plankton filtreleyerek beslenir ama Balina köpek balığının yaptığı gibi aktif bir şekilde suyu kendi gücüyle içine çekip kendi gücüyle dışarıya püskürtmez; büyük camgöz çok büyük olan ağzı daima açık vaziyette dolaşarak suyu solungaçlarıyla tarar.

Bu şekilde her saatte 2000 litre deniz suyunu filtrelemiş ve bu suyun içindeki küçük hayvanları toplamış olur.

Köpek balığı [Galeorhinus galeus]

Bu köpekbalıkları genelde göçmen türlerdir. Yaz boyunca kutup bölgelerine, kış aylarında ise ekvatoral bölgelere göçerler. Güçlü kasları ve vücutlarını yüzerken hareket ettirme şekilleri onları çok iyi birer yüzücü yapar.

Bir günde 55 km’den fazla yol kat edebilirler. 1974-1980 yılları arasında yapılan araştırmalar erkeklerin dişilere oranla daha derin ve açık sularda yaşadığını, dişilerin ise erkeklere kıyasla daha sığ ve kıyıya yakın bölümleri tercih ettiği ortaya çıkmıştır.

Bu köpekbalıkları çoğunlukla sardalya, ringa, somon, hamsi, ateş balığı, barlam balığı, akrep balığı, morina, uskumru, orkinos, lapina, kaya balığı, pisi balığı, dil balığı ile beslenir. Omurgasız canlılar içinde ise denizkestanesi, kalamar, yengeç ve deniz salyangozu ana besinlerini oluşturur.

Dikburun köpek balığı [Lamna nasus]

Gözler iri ve siyahtır, koruyucu üçüncü göz kapakları yoktur. Küçük, S şeklindeki burun delikleri, göz seviyesinin önünde ve altında bulunur. Ağız büyük ve kuvvetli bir şekilde kavislidir, orta derecede çıkıntılı çeneleri vardır. Göğüs yüzgeçleri uzun ve dardır. İlk sırt yüzgeci geniş ve yüksektir, tepesi yuvarlaktır ve göğüs yüzgeci tabanlarının hemen arkasından çıkar.

Hızlı ve enerjiktir. Tek başına veya gruplar halinde bulunabilir. Ağırlıklı olarak küçük ila orta boy kemikli balıklar ile beslenir. Neşter balığı, uskumru, sardalya, ringa, yassı balık, kalamar başlıca öğünleridir. İnsanlara çok nadiren saldıran bir türdür.

Mahmuzlu camgöz [Squalus acanthias]

En önemli özelliği iki sırt yüzgecinin önlerinde birer sivri mahmuz bulunmasıdır. Gözleri ise dışarıya doğru çıkık yeşil-mavi renktedir.

Balık sürüleriyle, ahtapotlarla beslenen bir türdür. Çok keskin dişleriyle profesyonel balıkçıların ağlarına büyük zarar verir. Kırlangıç türü dip balıklarını avlayan amatör balıkçıların oltalarına nadiren takılır.

İnsanlara saldırmaz. Eti Türkiye’de pek yenmez. Ancak pek çok Avrupa ülkesinde mutfaklarda kullanılır. Son yıllarda (2006) sayılarında büyük bir düşme görüldüğünden birçok yerde kırmızı listeye alınmıştır (ticareti yapılsa da tüketimi tavsiye edilmeyenlerin listesi).

Deniz Kaplumbağaları [Caretta caretta, Chelonia mydas, Dermochelys coriacea, Trionyx triunguis]

Caretta caretta, Akdeniz sahillerine yayılmıştır. En önemli yumurtlama bölgesi Adana’nın Yumurtalık ilçesi ve Belek, Anamur, Köyceğiz, Dalyan sahilidir.

Belek kıyıları, Caretta caretta’ların Akdeniz’deki ikinci (Yunanistan’ın Zakintos adasının ardından) ve Türkiye’nin en büyük yumurtlama alanıdır.

2006 yılı içinde Belek’te 1000 civarında, Anamur’da 2007 yılında 1040 adet yuva tespit edilmiş ve koruma altına alınmıştır.

Kabuk boyları 1 metre kadar büyüyebilir. Balıklar, kabuklular ve su canlıları (özellikle deniz anaları) ile beslenir.

Chelonia mydas, Yeşil kaplumbağa ya da yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas), Chelonia cinsi içindeki tek tür olan bir deniz kaplumbağasıdır. 200 kg ağırlığa, 1-1,5 metre uzunluğa erişebilir ve bu ölçülerle, sert kabuklu kaplumbağalar içinde en büyük olandır.

Çok nadiren Karadeniz’de de görülebilen bu canlı tüm Akdeniz’e yayılmıştır. Türkiye’de yalnızca Hatay, Mersin ve Adana sahillerinde yumurtlarlar.

Dermochelys coriacea, Deri sırtlı deniz kaplumbağası (Dermochelys coriacea), 2 metreye ulaşabilen boyu ve 600 kilograma varabilen ağırlığıyla, yaşayan en büyük kaplumbağadır.

Deri sırtlılar, yalnızca büyüklükleriyle değil, kabuklarının temelde bağ dokudan oluşması ve kendi boyutlarındaki bir sürüngenden beklenebilecek olanın üç katı kadar metabolizma hızına sahip olmaları gibi eşsiz özellikleriyle de diğer deniz kaplumbağalarından ayrılırlar.

Trionyx triunguis, Kabuğunun üzeri yumuşak deriyle kaplıdır. Üst tarafı yeşilimsi kahverengidir üzerinde küçük yuvarlak sarı lekeler bulunur. Karnı kirli beyaz ya da grimsi renktedir. Başının ucunda yumuşak kısa bir hortumu vardır. Havayı sudan çıkmadan bu hortumuyla alır. Parmak aralarında zar bulunur ve yalnızca 3 parmağında tırnak olur. Boyu 1 metreyi geçebilir.

Balık, sucul böcekler, yengeç, solucan kurbağalar, yiyebileceği boyuttaki yavru su yılanları ve yiyebileceği boyuttaki tüm sucul hayvanlardır. Genellikle nisan sonu mayıs haziran aylarında gerçekleşir tek üretimde anne kaplumbağalar en az 20 en fazla 60 yumurtayı gömmek için kıyılarda açtıkları çukurlarda bırakırlar.

Türkiye’de Akdeniz’e dökülen nehir ağızlarında ve Dalyandan Hataya kadar tüm Akdeniz sahillerinde yaşar.

Mersin balıkları [Acipenser spp.]

Mersin balıkları hem tatlı suda hem tatlı-tuzlu karışık suda (ırmak deltaları), hem de denizde yaşarlar. Bazı türleri sadece tatlı suda yaşarlar. Göçebe hayatı sürdüren türleri gençliklerini tatlı suda geçirip, sonradan denize göç ederler ve ergenleşince çiftleşmek için tekrar tatlı suya dönerler.

Mersin balıkları çok geç ergenlik çağına ulaşırlar. Özellikle dişiler, ancak 20 yaşına varınca ilk kez yumurtlarlar. Sadece bazı küçük türleri bir iki yaşında erginliğe ulaşırlar. Bazı mersin balıklarının 100 yaşına varabildikleri ispatlanmıştır. Bu yaşa varanları 1,4 ton ağırlığına ulaşmış olabilir ve böylece dünyanın en büyük tatlı su balıklarıdır.

Mersin balıklarının yüksek bir su kalitesine ihtiyaçları olduğu için, kirlenen ırmaklardan dolayı 20. yüzyılda batı Avrupa’da nesli neredeyse tamamen tükenmiştir. Ayrıca çoğu mersin balığı türlerinin yaşam çemberlerinin bir kısmı olan ırmak-deniz göçebeliğinin bütün büyük ırmaklarda bulunan baraj duvarlarında sona ermesi ve balıkların çiftleşip yumurtlamak için ırmağın üst kesimlerine ulaşamamaları önemli bir rol oynamaktadır.

Hazar denizinde bile, sayıları azalmış ve 1970’li yıllarda 20.000 ton mersin balığı tutulurken 2000 yılında 3.000 ton’dan bile az tutulmuştur. Mersin balıklarını korumak için bir sürü yasa çıkarılmış olsa da sayıları azalmaya devam etmektedir. Bunun en önemli sebebi yasa dışı avlanmalarıdır. Mersin balıkları özellikle çok pahalıya satılan havyarları için avlanılmaktadır.

Mersin morinası [Huso huso]

Mersin morinası (Huso huso), Avrupa morinası, Beluga balığı olarak da bilinmektedir. Hazar Denizi, Marmara Denizi, Karadeniz ve ara sıra da Adriyatik Denizi’nde görülen bir mersin balığı türüdür.

En büyük tatlı su balıklarından biri olan bu türün şu anda nesli kritik tehlikedeki türler arasında yer almaktadır. Mersin morinasının avlanması 6 Ekim 2005 tarihinden beri yasaklanmış ve tür, koruma altına alınmıştır.

Daha çok denizde yaşayan Mersin morinası, yumurtlamak için tatlı sulara girerler. Genç bireyler nehir ağızlarına girebilir. Dişi Mersin morinası, erkekten %20 daha iridir.

Alakır alası [Salmo kottelati]

Vücudu yeşilimsi ve gümüşi üzerinde siyah ve kırmızı benekler bulur. Dünyada sadece Antalya Alakır Nehri’nde yaşayan endemik bir balık türüdür. HES’lerden dolayı balığın soyu ciddi derecede tehdit altındadır.

Deniz çayırları [Posidonia oceanica, Zostera noltei]

Deniz eriştesi (Posidonia oceanica), karadan denize dönüş yapmış olan Akdeniz’e endemik çiçekli bir bitkidir. Tek çenekliler grubundan bir deniz otudur. Deniz tabanında 30 metre derinliğe kadar inen ve kıyı ekosisteminde çok önemli yer tutan çayırlar oluşturur.

Evrimsel geçmişinde tıpkı balinalar gibi karadan denize dönüş yaptığı için kara bitkisi özelliklerini korumaktadır. Su altında çiçek açtığı belgelenmiştir. Lifli yapıdaki egagropili adı verilen meyveleri sahile vurur.

Kırmızı yıldız [Asterina pancerii]

Asterina pancerii , çapı nadiren 1 cm’yi geçen çok küçük bir deniz yıldızıdır. Beş kısa geniş kola sahiptir. Her biri düzenli aralıklarla yerleştirilmiş üç ila sekiz kristal dikenden oluşan, kiremitli plakalardan oluşan bir mozaikle kaplıdır.

Akdeniz’e özgüdür. En çok İspanya, Fransa ve İtalya’nın Akdeniz kıyılarında görülmekle birlikte Tunus, Libya, Malta, Yunanistan, Girit ve Türkiye kıyılarında da bildirilmiştir.

Kırmızı mercan [Corallium rubrum]

Kırmızı mercanlar, tipik olarak karanlık ortamlarda, derinlerde, karanlık mağaralarda, yarıklarda, deniz tabanında büyür. Esas olarak Akdeniz’de bulunur. Deniz seviyesinin 10 ila 300 metre altındaki derinliklerde yetişir.

Mercan Rivierası sualtı mağaralarında 4 ila 35 metre derinlikte büyür. Aynı türler de yakın Atlantik yerlerinde bulunduğu Cebelitarık Boğazı ve güney Portekiz kıyılarında mevcuttur.

Siyah mercan [Savalia savaglia]

Batı Akdeniz’de Cebelitarık ve Sardunya Boğazları arasında bulunur. Aynı zamanda Atlantik Okyanusu’nda, Kanarya Adaları, Madeira ve İspanya ve Portekiz’in Atlantik kıyılarını da içeren menzilinde bulunur. Bu tür, Korint Körfezi ve Marmara Denizi’nde daha yaygındır. Derinlik aralığı genellikle 10 ila 120 m (33 ve 394 ft) arasındadır. Araştırmalar, en uygun habitatın, 34 ila 77 m (112 ila 253 ft) derinlikte, kuzeydoğuya doğru meyilli, dik eğimli kayalara sahip sert bir deniz tabanı olduğunu göstermiştir.

Deniz atı [Hippocampus hippocampus]

Tüm dünyada ılıman ve tropikal sularda bulunurlar. Bazı deniz atı türleri kısmen saydamdır, bu yüzden akvaryumlarda orada olmalarına rağmen görünmezler ve resimlerde pek sık görülmezler.

Denizatı nüfusu son yıllardaki aşırı avlanma nedeniyle tehlike altına girmiştir. Denizatı geleneksel Çin şifalı bitki biliminde kullanılmaktadır ve her yıl 20 milyon denizatı bu amaçla yakalanıp satılmaktadır.

Minare [Cerithium vulgatum]

Deniz gastropod yumuşakçaları olan deniz salyangozu türüdür.

Şeytan minaresi [Gourmya yulgata]

Deniz gastropod yumuşakçaları olan deniz salyangozu türüdür.

Deniz kulağı [Haliotis tuberculata lamellosa]

Pina [Pinna nobilis]

Tuzlu suda yaşayan, büyük, çift kabuklularının taksonomik bir ailesidir. Pinnidae ailesi, dünya çapında tanımlanmış 61 tür ile iki cins içerir. Türlerin çoğu Hint-Pasifik bölgesinde mevcuttur. Bazıları Karayıp Denizi, Batı Afrika, Akdeniz, Kuzey Doğu Atlantik ve Batı Amerika’da yaşar. Akdeniz’de, endemik çift kabuklu Pinna nobilis Linnaeus, bu denizin en büyük çift kabuklusu olan 0,5 ila 60 m arasında değişen derinliklerde dağılmıştır.

Mühreler [Lamellaridae]

Sümüklü böcek benzeri deniz saylangozu.

Maya [Maja squinado]

Göçebe bir türdür. Göçler genellikle sonbaharda gerçekleşir. Makro algler ve bentik bitki türleri ile beslendiği belgelenmiştir. Ülkemiz sularında Akdeniz’de bulunur.

Akdeniz foku [Monachus monachus]

Akdeniz foku bugün dünyada sadece Türkiye, Yunanistan, Fas, Moritanya ve Madeira Adaları’nda yaşamakta olup toplam nüfusu 600 civarında tahmin edilmektedir.

Moritanya sahillerindeki Akdeniz fokları gerçek bir fok kolonisi özelliği göstererek birlikte yaşamakta popülasyonu ise insan baskısı nedeniyle birlikte bulunmak yerine çoğu zaman tek tek dolaşma ve yaşama şeklini seçmeye zorlanmışlardır. Halen az sayıda da olsa Türkiye’de Akdeniz’in doğu sahillerinde rastlanmaktadır.

Yunus ve Balinalar [Cetacea]

Yunus, Başta kıta sahanlıklarının görece sığ denizleri olmak üzere, tüm dünya denizlerinde ve bazı nehirlerde bulunan yunuslar etobur canlılardır ve genellikle balık ve mürekkep balığı ile beslenirler. Omurgalı hayvanların içine girer.

Yunusların hayvanlar âleminin en zeki canlılarından olduğu kabul edilir ve arkadaş canlısı genel görünümleri ile oyuncu tavırları, onları insanların gözünde popüler bir yere koyar.

Orfoz [Epinephelus marginatus]

Orfoz hermafrodit olup, cinsel olgunluğa eriştiği zaman dişi cinsiyet organlarına sahip olur. Hayatının belirli bir dönemini dişi olarak geçirdikten sonra 18. yaşına geldiğinde dişi cinsiyet organları kaybolarak yerine erkek cinsiyet organları gelişir ve hayatının geri kalanını erkek olarak yaşar.

Derinliği 100 metre kadar olan suların kaya aralarında yaşar. Büyüklüğü ortalama 60 cm’dir, maksimum 140 cm olur. Ortalama ağırlığı 15 kg. civarındadır, maksimum 60 kg olur. Yaşadığı her yılda bir kilo alır ve 60 yıl yaşar.

Birey sayısının hızla azalması ve türün tehdit altına girmesi akabinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yayınladığı tebliğe göre her türlü avlanması, toplanması yasaklanmış ve tür koruma altına alınmıştır.

Yağlı balık [Garra rufa]

Sivas’ın Kangal ilçesinin kalkım köyü yakınlarında termallerde ve derelerinde yetişen sardalya ya benzeyen balık. Sırtı gümüşi karnı gri renktedir. Yaklaşık 3 ile 10 cm arası büyüklüğünde olup, bölgenin protein besi kıtlığı sebebi ile kolayca insanların derilerine yaklaşmaktadır.

En önemli özelliği protein besi yetersizliği sebebi ile insanlara yaklaşması ve cilt ve ten üzerindeki ölü deri parçalarını ve çeşit genetik cilt hastalığı Atopik dermatit’i kemirmeleridir. Bir çeşit tuz salyasından kemirme sırasında deri altına karışmakta ve bu Psoriasis cilt hastalığını iyileştirdiğine inanılmaktadır.

Yağ balığı [Pseudophoxinus sp.]

Kayseri’de bulunan Sultansazlığı ve Yazyurdu’na özgü endemik bir türdür.

Ticari deniz süngerleri [Spongia officinalis, Spongia agaricina, Hippospongia communis]

Su diplerinde kayalara, hayvan kabuklarına veya zemine yapışarak yaşarlar. Süngerler suyu içine alıp filtre ederler, böylece suyu temizlerler. Sonra da içlerine takılan mikroorganizmaları yerler.

Diğer hayvanlardan farklı olarak, gerçek dokulardan ve organlardan yoksundurlar.


2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz